| 16.Yıl Konuşması |
|
Öncelikle 16. Yılımızı tamamlayıp 17. Yıla adım attığımız şu günlerde bizimle bu mutluluğumuzu paylaşmak üzere buraya kadar zahmet edip gelen, bu mekânı şereflendiren başta tüm protokol olmak üzere, belediye başkanlarımıza, sayın milletvekilimize, ilçe başkanımıza, il başkan yardımcımıza, sivil toplum örgütlerimize, değerli hanımefendilere, beyefendilere, değerli basın mensuplarına, belediye çalışanlarımıza televizyonları başında bizi takip eden canımızdan aziz bildiğimiz saygıdeğer hemşehrilerimize huzurlarınızda bir kez daha minnetle, şükranla hoş geldiniz diyor saygılar sunuyorum.
Cenab-ı Allah’a binlerce şükürler olsun ki 16 yıl önce olmaz denilen ÅŸartlarda bu görevi Tarsus halkının teveccühüyle, takdiriyle bizlerin boynuna yükledi. Tabii ki Tarsus bundan öncede yönetiliyordu, Tarsus’a bizden öncede belediye baÅŸkanları gelmiÅŸti, bizden öncede haritada Tarsus diye bir yer vardı. Ama maalesef geçmiÅŸte Türkiye genelinde birçok yerde olduÄŸu gibi Tarsus’umuzda da genel iktidarın mensubu belediye yönetimleri Tarsus’ta görev yapmıştı. Bir tek eksik vardı Tarsus’ta, o güne kadar Türk Milliyetçileri henüz bir defa bile olsa yerel yönetimde görev almamıştı. 1994’te o günün ÅŸartlarında halkımız bizi takdir edip göreve getirdiÄŸinde iÅŸimizin ne kadar zor, yolumuzun önüne konacak taÅŸlardan dolayı ne kadar çetin bir mücadele vereceÄŸimizi biliyorduk. Ama bizim gibi dava insanları inanmasa, sonucu görmese ve baÅŸaracağını görmese yola bile çıkmaya gerek duymaz. Ve o günün ÅŸartlarında hiç küçük iÅŸlerle uÄŸraÅŸmadık. Her ne kadar geçmiÅŸten bu yana hala Tarsus’ta Burhanettin Kocamaz muhalefetiyle Tarsus’a ihanet noktasına gelecek gayretler, tezviratlar, fitneler, fesatlar çıkararak bu kentteki huzur ve güven ortamını küçük düşürmeye, küçük görmeye çalışanlar olsa da Tarsus’un 1994 öncesiyle bugünkü kıyaslamasını yapabilirsek sadece Allah'ının ve birde isminin aynı kaldığını düşünüyoruz.
Tarsus’ta gerçekten kentleÅŸme açısından son 16 yılda çok büyük atılımlar yapılmış, kentin komple altyapısı tamamlanmış, çevre konusunda Türkiye’nin parmakla gösterilen bir kenti haline gelmiÅŸtir Tarsus. 750 km’lik altyapı ÅŸebekesiyle, içme suyu hatlarının yenilenmesiyle, yaÄŸmur suyu drenajı ve kanalizasyon borularının Türkiye’de ilk defa korige boruların bu oranda uygulandığı bir kent olarak gerçekten Tarsus’ta yaÅŸayan insanlarımızın layık olduÄŸu bir kent haline gelmiÅŸtir. Elbette iÅŸimiz zordur. Elbette kolay iÅŸe herkes soyunabilir. 1994 yılında bu kutsal yolculuÄŸa çıktığımızda ne demiÅŸtik “zoru hemen, imkânsızı zamanla baÅŸarırız. “ Gerçekten o zor iÅŸleri Cenab-ı Allahın yardımıyla, sizlerin, Tarsus halkının desteÄŸiyle gözümüzü kırpmadan yükün altına girdik ve Cenab-ı Allahın takdiriyle baÅŸardık.
1994 öncesini şöyle bir gözümüzün önüne getirirsek Tarsus’ta ÅŸehir içerisinde yürüyecek bir kaldırım bulamazdınız, her tarafı delik deÅŸikti yaÄŸmurlu havalarda bastığınız zaman üstünüze sıçratır çevreyi de kirletirdiniz. Yine aynı ÅŸekilde Tarsus’ta nefes alacak insanların faydalanabileceÄŸi, zamanını geçirebileceÄŸi yeÅŸil alanlar yoktu. Yine Tarsus maalesef biraz önce belirttiÄŸim gibi altyapı yapılmadan önce sokaklarından fosseptiklerin aktığı, çocukların o kirli sularla oynadığından dolayı sarılık, tifo, dizanteri gibi hastalıklarla yüz yüze olduÄŸu bir kentti. Ve Tarsus içme suyundan maalesef büyük oranda mahrum bir kentti. Åžehrin büyük bir bölümü çakma kuyulardan su içtiÄŸinden dolayı maalesef biraz önce söylediÄŸim gibi sarılık, tifo, dizanteri olaylarıyla karşı karşıyaydı. Çünkü yer altı sularının büyük bir kısmı %250’lerin üzerinde koli basili içeriyordu. Ve göreve gelir gelmez çakma kuyuları tıkadık ve Mersin arıtma tesisinden Tarsus Halkına su vermeye baÅŸladık. Tabii geçmiÅŸten gelen borçlardan dolayı sularımız kesilmek istendi. Rahmetli Okan Merzeci beyle birçok tartışmalarımız oldu. Ve o günün ÅŸartlarında Tarsus’un elinin altındaki suyu Mersin’e terk etmesinden dolayı çektiÄŸi sıkıntıyı ortadan kaldırmak için ne pahasına olursa olsun Tarsus’u içme suyu konusunda Mersin’e ortak etme kararı aldık ve ÅŸu anda bildiÄŸiniz gibi ilave yapılan tesisin %75’i, toplam tesisinde %25’i Tarsus Belediyesinin. Yani Tarsus belediyesi 1 litre su içerse Mersin Belediyesi 3 litre su içecek konuma geldi. Ama maalesef bugün üzülerek belirtelim ki yeraltındaki kaçaklardan dolayı, içme suyu hatlarının eski olmasından dolayı Tarsus 1 litre su kullanırken Mersin BüyükÅŸehir sınırları içerisindeki bölgeler 9 litre su kullanmaktadır. Yani ÅŸunu söyleyebiliriz. Uzunca bir süre Tarsus’un su sıkıntısı kesinlikle olmayacaktır. Ama Mersin’in yakın bir gelecekte su sıkıntısı elbette baÅŸ gösterecektir. Bununla ilgili Pamukluk Barajı’nın yapılması hem Tarsus’umuz açısından hem de Mersin’imiz açısından gelecek yönünde bir umut ışığı olmaktadır. Çünkü yerleÅŸim yerlerinin Berdan havzasında çoÄŸalmasından dolayı içme suyu her geçen yıl önceki yıldan fazla kirlenmekte onun arıtılması ve kullanılan kimyasal oranları da o oranda artmaktadır.
1994 öncesinde Tarsus’un çok kötü, Tarsus’a hiç yakışmayacak köhne bir otogarı vardı. Åžu anda Tarsus’un otogarı Türkiye’de ilk 5 içerisinde gösterilen modern bir otogardır, zaman zaman asker yolculama olaylarında oradaki izdihamı gördüğümüz zaman insan kendi kendine soruyor acaba eski otogar varken, insanlarımız oraya mahkûmken bu kadar insan o mekâna nasıl sığabiliyordu. Elbette 1994 öncesini düşünürsek, hatta bırakın 1994 öncesini 2005 yıllarına kadar ÅŸu andaki barajdaki Devlet Parkı insanların cesaretle gidemeyeceÄŸi, yalnız başına gitmesinin mümkün olmadığı, korktuÄŸu, çekindiÄŸi serkeÅŸlerin, ayyaÅŸların, berduÅŸların, alkoliklerin, balicilerin mekânı halindeydi. Bugün sadece Tarsus deÄŸil yakın çevreler Adana ve Mersin dâhil olmak üzere insanların nefes alacağı bir mekân olarak bölgede en geniÅŸ ve en kullanışlı piknik alanı olarak hizmet vermektedir. Elbette o dönemdeki yollarımız bugünkülerle kıyaslanamaz. O dönemde görevi devraldığımızda Tarsus’ta bir Atatürk Bulvarı vardı bir tane YeÅŸilyol dediÄŸimiz bölünmüş yol vardı birde çevre yolu henüz biz göreve gelmezden 3 ay önce yapılmıştı. O dönemde havaalanı, uçakların bile inip kalkabileceÄŸi bir yol olarak lanse edilen çevre yolu maalesef biz göreve geldiÄŸimizde tarla halindeydi. Ve o yolu yeniden yapabilmek için üç yıl uÄŸraÅŸtık. Ve oraya iki metre derinliÄŸinde kazılar yaparak, Eshab-ı Kehf’den 14.000 kamyon taÅŸ çekip o yolu bugünkü hale getirebildik.
Bugün ne durumdayız; o dönemde 2,5 tane bulvar, 11 tane cadde varken ÅŸuanda 18 tane bulvar, 48 tane caddeye kavuÅŸmuÅŸ Tarsus. Tarsus’un Allaha çok şükür ki göreve geldiÄŸimizden bu yana bu kentte yaÅŸayan bütün insanlarına aynı mesafede durduk. Dedik ki biz Türk Milliyetçisiyiz bu ülkeyi herkesten daha fazla sevdiÄŸimizi iddia ediyoruz. Öyleyse bu ülkede yaÅŸayan bütün insanları kucaklayamadığımız sürece bu ülkenin birliÄŸine, bütünlüğüne zemin hazırlayamayız. Ülke bütünlüğü sıkıntı çekebilir. Bu ülkenin bölünmemesi için, bu ülkede yaÅŸayan bütün insanları bu toprağın gerçek evladı bu milletin bir parçası olarak kabul edip aynı ÅŸefkatle baÄŸrımıza basmalıyız dedik. Tarsus’ta Türkiye’nin küçük bir örneÄŸi dolayısıyla bu kentte yaÅŸayan bütün insanlarda Cenab-ı Allahın bize kutsal bir emanetidir Rahmetli baÅŸbuÄŸumuzun belirttiÄŸi gibi. Bütün mahallelere eÅŸit hizmet götürmenin gayretini güttük. Åžu anda Tarsus’ta alt yapısı tamamlanmamış hiçbir mahalle yok. Sadece bazı yerlerde bu 750 km’lik ÅŸebekenin içerisinde toplam 5 km civarında bazı sokaklar var bunlarda kazısı yapılamayan, girilemeyen sokaklar. Ancak her ÅŸeye raÄŸmen biz Tarsus’ta yaklaşık 10 yıldır altyapı götürülememiÅŸ mahalle ve semtlerde ücretsiz vidanjör hizmeti vererek o vatandaÅŸlarımızın sıkıntısını da gidermenin gayreti içerisindeyiz. Elbette daha yapacak çok iÅŸ var. Yani geçmiÅŸi 10bin yıl öncesine dayanan Evliyaların, Enbiyaların, Şühedaların, Medeniyetlerin buluÅŸtuÄŸu barış ve kardeÅŸlik kenti, kültür kenti Tarsus’un problemlerini böyle 5-10 yılda, 15 yılda 20 yılda çözmek mümkün deÄŸil. Ama her ÅŸeye raÄŸmen geçmiÅŸle kıyasladığımızda Tarsus’un son 15 yılda Türkiye de bir yıldız gibi parladığını bazı ÅŸom ağızlılar görmese de tüm dünya görüyor, Türkiye de görüyor. Yani gittiÄŸiniz her yerde Tarsus artık adından söz edilen bir kent. Türkiye de dördüncü sırada Kalite Yönetim Belgesi almış bir belediyedir Tarsus Belediyesi. Hiç kimseye babasının hayrına, kaşına, gözüne bakarak kalite belgesi TSE İSO-9000 belgesi vermiyorlar. Bunun için önce irade ortaya koymanız lazım ondan sonra yüreÄŸinizi ortaya koymanız lazım, kendinizi disipline etmeniz lazım ve azimle, kararlılıkla bu iÅŸe başınızı, gövdenizi koymanız lazım. Åžu anda Türkiye’den aldığımız kalite yönetim belgesi bizi tatmin etmiyor. Avrupa Kalite Yönetim Belgesi almak yönünde ilk aÅŸamayı geçen yıl Mükemmellikte Kararlılık Belgesi alarak tamamladık. Åžu anda yeni bir çalışmanın içerisindeyiz Allah’ın izniyle belediye çalışanlarımızın gayretiyle Tarsus halkının desteÄŸi ile Avrupa Kalite Belgesi’ni de inÅŸallah belediyemizde göndere dikmeyi amaçlıyoruz.
DeÄŸerli arkadaÅŸlar Tarsus’a halkımızın layık olduÄŸu hizmetleri getirmenin gayreti içerisindeyiz. Bu konuda da her zaman samimi bir dille ifade ediyorum sizler bize o desteÄŸi, o güveni vermeseniz bizler yalnız başımıza bir hiçiz. Zaman zaman basın toplantılarında, meclis toplantılarında, çeÅŸitli platformlarda sizin o desteÄŸinizle alnımız açık, başımız dik olarak her türlü mücadeleyi veriyoruz. Yani Tarsus; maalesef söylüyorum, geçmiÅŸte bir sanayi kentiyken, geçmiÅŸte bir ticaret kentiyken kendi deÄŸerlerinin farkına varamamış, ürettiÄŸi ürünleri pazarlamakta zorlanmış bazı dönemlerde birçok dalda ekonomik krizlerden etkilenmiÅŸ ve maalesef bugün ekonomik bir çöküntüye uÄŸramıştır. Elbette ÅŸehircilik açısından, kentleÅŸme açısından, tarihe sahip çıkma açısından Tarsus Türkiye de ve dünyada ses getirmiÅŸtir. Ama ne yaparsanız yapın Tarsus’un yollarını altınla da kaplasanız, Tarsus’un her tarafını cennet bahçesi haline de getirseniz insanların karnını doyuramadığınız zaman, insanların bu mekânları hem saÄŸlıklı kullanması, hem de bu mekânları kullanmak için zaman ayırması maalesef mümkün deÄŸildir. Biz her ÅŸeye raÄŸmen diyoruz ki Tarsus biraz daha sabredecek, biraz daha silkinecek ve hepsinden önemlisi kendine güvenecek, ÅŸu iÅŸ burada olmaz demeyecek ve ülkenin yöneticilerinin de bu bölgeye dikkatini çekecek layık olduÄŸu hizmetlere kavuÅŸup ekonomik yönden de inÅŸallah ayaÄŸa kalkacaktır. Bugün 1994’ten bu yana MESİAD’la birlikte mücadelesini sürdürdüğümüz sahilimizin turizm bölgesi ilan edilmesi, ihalelerinin yapılması, arsa tesliminin gerçekleÅŸtirilmesi ve oraya yapılacak yolun karayolları tarafından gerçekleÅŸtirilmesine yönelik çalışmaların baÅŸlatılması Tarsus açısından çok büyük bir geliÅŸmedir. Yine aynı ÅŸekilde hemÅŸehrimiz Sayın Ayfer Yılmaz’ın planlamada çalıştığı dönemden itibaren, hazinede çalıştığı dönemden itibaren bakan olduÄŸu döneme kadar hatta bakan olduÄŸunda da mücadelesini sürdürdüğü hava alanı projesi bu bölgeyi harekete geçirecek ve Tarsus’u dikkate deÄŸer bir kent olarak herkesin mutlaka uÄŸrayacağı bir mekân halinde ortaya çıkaracaktır. Yine 1994 yılında bizim baÅŸlattığımız KarboÄŸazı ile ilgili çalışmalara, Gülek belediye baÅŸkanımızın göreve geldiÄŸinden bu yana dört elle sarılması ve o bölgede yapılacak çalışmalarla ilgili planlamalara giriÅŸmesi, gayret göstermesi o bölgenin de Tarsus açısından bir nirengi noktası, turizm yönünden çok dikkate deÄŸer bir mekân olarak hizmete sunulması bölgeye gelecek çalışmayı da artıracaktır. İnsanların gelmesini, ziyaret etmesini, turizm yönünden hareket kazanmasını da saÄŸlayacaktır. Yine bunların içerisinde 1994’te göreve geldiÄŸimizde maalesef bugün Mersin sınırları içerisinde bulunan en son çıkarılan pergel yasasıyla büyük ÅŸehir sınırlarına alınan Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nin birinci kısmı Tarsus Belediyesinin gayretleriyle bugünkü konuma gelmiÅŸtir. Bugün orada 130’un üstünde fabrika vardır. Her ne kadar orada Tarsuslu giriÅŸimci sayısı çok azda olsa bölgeye hareket getirmesi ekonomiye katkı saÄŸlaması açısından ve dünyanın dördüncü büyük cam tesisinin Trakya Cam’ın oraya kurulmasında Tarsus Belediyesinin gayretlerini, çabalarını, mücadelesini hiç kimse yadsıyamaz. Gerçekten 1994’te orada bir çivi dahi çakılmamışken, hâlbuki organize sanayi bölgesinin kuruluÅŸ çalışmaları 1976 da baÅŸlıyor, 1994 yılında biz göreve gelinceye kadar orada henüz bir çalışma yapılmamış. Ve 1994’te planlarını, projelerini Tarsus Belediyesinin yaptığı çalışmalardan sonra bugün orada 130’un üstünde tesisin kurulması, dünyanın dördüncü büyük tesisinin cam tesisinin kurulması bölgemiz açısından gerçekten onur vericidir. Bununla da yetinmeyip ilave ikinci kısım tesislerin YenitaÅŸkent, Bahçe, BaÄŸcılar bölgesinde planlanması, istimlâk edilmesi, altyapı çalışmalarının baÅŸlatılması, hatta yatırımlarının baÅŸlamış olması bölgemiz açısından çok gurur verici bir hadisedir. İnÅŸallah 1.ve2. Kısım organize sanayilerin 3.’sü oralardan elde edilen gelirlerle Tarsus bölgesinde yapılacak ve organize tarım bölgesi Tarsus bölgesinde inÅŸallah en kısa sürede istimlâkler yâda hazine arazileri üzerinde gerçekleÅŸtirilmeye baÅŸlanacaktır.
DeÄŸerli hemÅŸehrilerim tabii ki belediyecilik zor ve vebali ağır olan bir görevdir. Bu görevi yaparken herkesi dörtdörtlük memnun etmeniz mümkün deÄŸildir. Yani ÅŸehir içerisinde düşünürseniz yol açacaksınız ama bazı evleri oradan kaldırmanız gerekiyor. Evlerini kaldırdığınız insanlarında belki çok azı dua ediyor ama çoÄŸu beddua ediyor. Ama yol ortaya çıktıktan sonra onun çevresinde geliÅŸmeler baÅŸladığı zaman oradaki insanların büyük bir çoÄŸunluÄŸu hatta kent halkının tamamı iyi ki bu yol açıldı Allah razı olsun bu yol açılmasaydı eskiden biz nasıl gelip gidermiÅŸiz diye kendi kendini sorgulamaya baÅŸlıyor. Bunlara en bariz örnek Alparslan TürkeÅŸ Bulvarı. GeçmiÅŸte oradaki üçgen çarşının durumunu ve o bölgedeki araç trafiÄŸinin sıkışıklığını karmaÅŸayı düşünürseniz. GeçmiÅŸte seyyar satıcıların ÅŸehrin her tarafında kol gezdiÄŸini, yolları iÅŸgal ettiÄŸini, insanları rahatsız ettiÄŸini düşünürseniz. GeçmiÅŸte yine Tarsus’un merkezide dâhil olmak üzere ÅŸehir içerisinde 3230 tane ahırın olduÄŸunu ve buralarda hayvancılık yapıldığını, çevre kirliliÄŸini, kokuyu düşünürseniz bugünkü Tarsus’la geçmiÅŸteki Tarsus’u kıyaslamanız mümkün deÄŸil.
Tabii ki biraz evvel söylediÄŸim gibi insanların tamamını memnun etmek mümkün deÄŸil. Ama her ÅŸeye raÄŸmen halkın büyük bir çoÄŸunluÄŸu Tarsus’ta barış ve kardeÅŸlikten yana, huzurdan yana, hizmetten yana tavır koyuyorsa demek ki gittiÄŸimiz yol doÄŸrudur, yaptığımız iÅŸler doÄŸrudur diyoruz ve sizlerden aldığımız güçle gelecek nesillere biz ve bizden önceki nesillerin çektiÄŸi sıkıntıları çektirmemek üzere gece gündüz demeden Allahın izniyle yolumuza devam edeceÄŸiz.
DeÄŸerli hemÅŸehrilerim herkesi memnun etmek mümkün deÄŸil dedik. Zaman zaman yerel basında, zaman zaman ulusal basında lehimize haberler çıktığı kadar aleyhimize haberlerde çıkıyor. Ama eÄŸer başınız dikse, bozkurt gibi hep yukarıya bakıyorsanız Allahın izniyle hiç kimseden çekinmez atılan çamurların üstünüzde tutunmayacağını bilir ve haklı olduÄŸunuz davada sonuna kadar taviz vermeden yürürsünüz. Zaman zaman ben burada olayım yâda olmayayım ama genelde de olmadığım dönemlerde, ÅŸehir dışında yâda yurt dışında olduÄŸum dönemlerde Tarsus’u karıştırmak isteyen bir güruh var. Tabii bu insanlar Tarsus’taki huzurdan huzursuz oluyorlar. Ama ÅŸunu herkesin bilmesini istiyorum ki kim ne söylerse söylesin, kim ne dedikodular ortaya atarsa atsın, kim gece gündüz demeden Burhanettin Kocamaz muhalefetçiliÄŸiyle yâda düşmanlığıyla beddualar okumaya çalışırsa çalışsın bu kervan yürüyecek. Yani beni bugün için tanımıyorsunuz 1994’ten bu yana çok az bir dönem üçte bir iktidarın belediyesi olarak, ama genelde de 16 yılda tam 13 yıl bir muhalefet belediyesi olarak yokluklar içerisinde batmış, bitmiÅŸ, tükenmiÅŸ bir belediyeyi hem hizmet üreterek, hem de borçlarından arındırarak ne konuma getirdiÄŸimizi herkes biliyor. Ha belediyelerde borç yiÄŸidin kamçısı borçlanılan paralar eÄŸer çarçur edilmiyorsa, hizmet üretiliyorsa hiç korkmamak lazım. EÄŸer biz 1994’lerde 1995’lerde dış kaynaklı kredi peÅŸinde koÅŸmasaydık, o kredileri temin edememiÅŸ olsaydık, bugün Tarsus’un altyapısı eskisinden farksız olurdu. Tarsus’ta ne içme su arıtma tesisi olurdu, ne atık su arıtma tesisi olurdu. Tarsus’ta geçmiÅŸte olduÄŸu gibi bir köy gibi alt yapısız insanlarına layık olmayan bir kent olarak hayatiyetini sürdürürdü. Ama Allaha çok şükür ki bu belediyenin her kör kuruÅŸunun bugüne kadar hassasiyetle takipçisi olduk. Zaman zaman yanlış yapanlar olmadı mı? elbette ki oldu. Kendi göreve getirdiÄŸimiz insanları bile yanlış yaptığında bir dakika bu belediyede tutmadık. Ama her ÅŸeye raÄŸmen önemli olan çalmamak, çaldırmamak, çaldırmamaya gayret etmek. Zaman zaman insanlarla yaşıyorsunuz insanların hataları olmuÅŸtur önemli olan onlara göz yummamaktır. Yakaladığınız anda adli mercilere teslim edip, gereken cezaları almasını saÄŸlayabilmektir. Yoksa bu belediyenin kıt imkânları kontrol edilemeseydi, hassas davranılmasaydı bugün ÅŸurada gördüğünüz bu tesislerin hiç biri hayata geçirilemezdi. Ben bütün insanlarımıza ellerini vicdanlarına koyarak 1994 öncesiyle bugünkü Tarsus’u şöyle bir gözlerinin önünden geçirmelerini ve deÄŸerlendirmelerini ona göre yapmalarını istiyorum.
Tabii ki daha yapılacak o kadar çok iÅŸ var ki. Tarsus’taki tarihi deÄŸerlerin tamamının ortaya çıkarılması lazım. GeçmiÅŸte maalesef hiçbir kültürel deÄŸere yerel yönetimlerin el attığı görülmüyordu ama bugün Kırkkaşık Bedesteni’ni Tarsus Belediyesi yaparak Türkiye’de bir çığır açmıştır. Yine aynı ÅŸekilde Tarihi Evlerin bulunduÄŸu bölgede bir kısmını Kültür Bakanlığına rica ederek Sayın İstemihan Talay’ın bakan olduÄŸu dönemde istimlâki gerçekleÅŸtirilmiÅŸ, restorasyonu baÅŸlatılmıştır. Tabii oranın altyapısı, yolları her türlü çevre düzeni de yine belediyemiz tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Eski halimiz, yani1950’li yıllarda yapılan halimiz yine fazlalıkları yıkılarak eski konumuna getirilmiÅŸ restorasyonu belediyemiz tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Yine Tarsus’ta ilk defa tarihi evlerden iki tanesi belediyemiz tarafından kamulaÅŸtırılmış ve butik otel haline getirilmiÅŸ ve ihalesi gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.
Tabii bunların dışında Evliyalar, Enbiyalar kenti diyoruz, dinlerin, medeniyetlerin buluÅŸtuÄŸu bir merkez diyoruz. Dolayısıyla bütün insanların inançlarına saygılıyız ve bütün dinlerin Tarsus’taki deÄŸerlerine de sahip çıkıyoruz. Nasıl ki Daniyal Peygamberin mezarını ortaya çıkarmışsak, kazılarını üstlenmiÅŸsek bugünde oradaki restorasyonu gerçekleÅŸtirmek üzere ihale hazırlığı içerisindeyiz. Yine aynı ÅŸekilde Saint Paul Kuyusunun çevre düzenlemesi Kültür Bakanlığı ve Tarsus Belediyesi ortak giriÅŸimiyle tamamlanmıştır. Yine bu gayretler çerçevesinde Eski Hal Camisi uzun yıllardır beklerken, iki yıl önce restorasyonu gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ve çevre düzenlemesi Tarsus Belediyesi tarafından tamamlanmıştır. Ulu Camii ve Eski Camii restorasyonları tamamlanmış altından geçmenin çevresi belediyemizce istimlâk edilmiÅŸ, Berdan Vakfı tarafından da kazısı gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Yine Cumhuriyet Alanındaki Antik Yol kazısı Tarsus Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve Berdan Vakfı birlikteliÄŸiyle bugünkü konuma getirilmiÅŸ ancak maalesef 10 yıldır oraya düşündüğümüz projelerin gerçekleÅŸtirilmesine yönelik Kültür Bakanlığı tarafından hiçbir çalışma yapılmamış bizim taleplerimize de maalesef olumlu bir cevap verilememiÅŸtir.
Tarsus’ta gençlerin spor yapacağı, insanlarımızın yürüyüş yapacağı Tarsus’taki birliÄŸe, dirliÄŸe, bütünlüğe, barışa, kardeÅŸliÄŸe altyapı oluÅŸturacak sosyal donatılar maalesef geçmiÅŸte hep unutulmuÅŸ ve Burhanettin Kocamaz ve yönetimi dönemine bırakılmıştır, bize nasip olmuÅŸtur. BildiÄŸiniz gibi spor barış demektir, spor kardeÅŸlik demektir, spor dayanışma demektir. Sporun dışında insanların tümünü deÄŸiÅŸik siyasi düşüncelerden oldukları için bir dernek etrafında toplayamıyorsunuz. Herkes ayrı ayrı baÅŸ çekiyor. Yine insanların inançları farklı olduÄŸu için bir camide, bir cem evinde yâda baÅŸka bir dini tesiste toplamanız mümkün deÄŸil. Ama spor konusunda insanlar partisini, inancını, davasını her ÅŸeyini bir kenarda bırakarak o spor kulübü etrafında yâda o spor etkinliÄŸi etrafında birleÅŸebiliyor. Bir dünya kupası yapılıyor tüm dünyada insanlar televizyona kilitleniyor, zamanını ayırıyor ve oradaki müsabakaları izliyor takip edebiliyor. Dolayısıyla biz sporun barış ve kardeÅŸlik olduÄŸu düşüncesiyle Tarsus’ta spor tesislerinin sayısını arttırmayı planlıyoruz. Hedefimizde 12 adet alt yapısı tamamlanmış, drenajlı futbol sahası var. Yine Tarsus’ta hedefimizde bir Mehmet Çelebi kapalı spor salonuyla yetinirmiyiz diye düşünürken gösterilen ilgilerden dolayı ÅŸehir merkezindeki kapalı salonun dışında en az 5.000 kiÅŸilik bir salona ihtiyaç olduÄŸunu görüyoruz ve bununla ilgili gayretlerimizi sürdürüyoruz. Yine aynı ÅŸekilde Atatürk Gençlik Parkına yaptığımız yüzme havuzunun yaz ayları dışında hizmet verememesinden dolayı kapalı bir yüzme havuzunun gençlerimizin, insanlarımızın, hemÅŸehrilerimizin hizmetine sunulması için bir proje çalışması baÅŸlatıyoruz. Yine Tarsus’taki ekonominin ayaÄŸa kaldırılmasına yönelik Berdan Nehrinin hemen belediyemizin karşı yakasında %70’ini istimlâk ettiÄŸimiz 380 dönümlük bir alanda Fuar Alanı çalışması hala toprak dolgu iÅŸlemleri devam ediyor ve bu dönem içerisinde onu hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Yine hayal ettiÄŸimiz, heyecan duyduÄŸumuz Berdan Nehri ile ilgili en azından D-400 karayolu ile Baraj arasındaki bölgeyi inÅŸallah tamamlamak istiyoruz. Tabii bunların hepsi para demek, hepsi mücadele demek, hepsi gayret demek.
Türkiye de yerel yönetimlerin bugün içerisinde bulunduÄŸu durum gerçektende hiç iç açıcı deÄŸildir. En son çıkarılan belediye yasalarıyla belediyelerin hizmet alanları geniÅŸletilirken bunlarla ilgili kaynak konusunda maalesef cimri davranılmakta belediyelerin yeni yatırımları yapması maalesef dolaylı olarak engellenmektedir. Belediyelerde o zaman kendi ellerindeki kaynakları en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmenin yollarını aramaktadır. Bizim uzun süredir Tarsus YaÅŸ Sebze ve Meyve haliyle ilgili verdiÄŸimiz mücadelede budur. DeÄŸerli hemÅŸehrilerim bugün oradaki dükkânların aylık tahsis bedeli 120 Tl’dir. BaÅŸka bir deyiÅŸle bir yıllık kirası 1440 Tl’dir. Tarsus’un hiçbir yerinde, en ücra mahallesinde bile tek oda bir evi bu fiyata kiralayamazsınız. Maalesef belirlenen rakamlarla buranın keÅŸif bedeli üzerinden %50’nin üzerinde indirim yapılmasına raÄŸmen komisyoncular, sevkiyatçılar birbirlerini motive ederek, birbirlerini bir ÅŸekilde doldurarak girecek insanların ihaleye girmesini de engelleyerek dükkânların satışını engellemiÅŸlerdir. Önümüzdeki günlerde bu iÅŸyerlerinin kira ihaleleri gerçekleÅŸtirilecektir. Tabii ki gönlümüz hala o dükkânların satışından yana ama hiç kimseye de zorla, silah dayayarak yâda bu halkın hakkını bedava peÅŸkeÅŸ çekmek niyetinde deÄŸiliz. Yani bugün burada 87 milyon Tl olarak çıkan keÅŸfi 40 milyon Tl’ye inmemize raÄŸmen ki bize 25-30 milyon Tl gibi bir teklif yapılıyor. Bize bu mal babamızdan kalmadı, ÅŸahsi mal varlığımızda deÄŸil burası tüyü bitmedik yetimin hakkı olan 300.000 insanın yaÅŸadığı bir kentin ortak malı. Åžayet onlar yaklaşım gösterip bu iÅŸyerlerini satın almak isterlerse buna da açığız. Yeni çıkarılan hal yasasıyla belediyelerin bu halleri yürütmesi maalesef mümkün deÄŸil. Belediyelerin bırakın halden para kazanmayı elde ettiÄŸi gelirin en az 3 katını harcamaları gerekir ki o halin kapısı açık kalabilsin. Dolayısıyla bu yeni çıkarılan ve ne üdüğü belirsiz kimin tarafından ortaya atıldığı bilinmeyen yasadan dolayı Türkiye’deki üretici sebze hallerinin çok yakın bir gelecekte kapanacağını buradan etkili, yetkili herkese duyurmak istiyorum.
SaygıdeÄŸer hemÅŸehrilerim Tarsus’ta en fazla konuÅŸulan olaylardan birisi de temcit pilavı gibi her seçim döneminde önümüze atılan su paraları ve Tarsus İdman Yurdu. Biraz önce söyledim batmış, bitmiÅŸ, tükenmiÅŸ bir belediyeyi devralmışken, dış kaynaklı kredi olmadan çözülemeyecek problemleri çözmek için gittik, kapıları çaldık el âlemden para dilendik, para istedik. Hiç kimse karakaşımıza, kara gözümüze bu paraları bize vermedi, vermez. Dolayısıyla bunların bir bedeli var. Ama sevindirici olan tek ÅŸey dünyanın en ucuz kredileri ile Tarsus Belediyesi yatırımlarını gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. %2’lik bir pay artı %2’lik bir faizle bu krediler gelmiÅŸ ayrıca Avrupa yatırım bankası ödeyeceÄŸimiz faizlerden yaklaşık 10,5. milyon Euro bugünkü rakamla 22 milyon Tl gibi bir rakamı borcumuzdan indirmiÅŸ Tarsus Belediyesine bir ÅŸekilde katkı saÄŸlamıştır. Elbette borçlar ödenecek, ödenmesi içinde belli bir süre bu sıkıntıyı çekme mecburiyetimiz var. İnÅŸallah 5-10 yıl içerisinde bu sıkıntılar büyük ölçüde ortadan kalmış olacaktır. Bizde isteriz Tarsus’ta insanlarımıza suyu çok ucuza verelim ama bugünkü ÅŸartlarda bunun verilemeyeceÄŸini alınan kredilerle, yapılan hizmetlerle bu iÅŸin bir bedeli olduÄŸunu her platformda konuÅŸtuk, dile getirdik. Buradan bir kez daha dile getiriyorum. Yine aynı ÅŸekilde TİY ile ilgilide 2004’ten bu yana internet cafe ve kahvehaneler dışında ve büyük petrol istasyonları gibi yerler dışında bir bağış talep etmediÄŸimizi defalarca söyledik. Ama birileri kendi yanlışını ortadan kaldırmak için yâda kendi art niyetini ortaya koymak için Tarsus Belediyesinden TİY’na bağışlar alındığını yâda istendiÄŸini dile getiriyor. Tabii insanların aÄŸzı çuval deÄŸil ki büzesin. Bu konularda da gerekli tespitler yapılmış iftiralara, yalan dolanlara yanlı ve yanlış yayınlara karşı tazminat davaları açılmıştır. Biz adli mercilere güveniyoruz. Kimsenin attığı iftira, attığı çamur yanına kar kalmamalıdır. Bu konuda geçmiÅŸte defalarca ÅŸikâyetler oldu adliyelere çağırıldık. Maalesef Türkiye’nin her tarafında olduÄŸu gibi Tarsus’ta dedikodu konusunda baÅŸta gelen kentlerden birisi. Öyle dedikodular üretiliyor ki birisi Makam’da bir dedikodu ortaya atıyor Cetvel köprüsüne varmadan kendiside inanmaya baÅŸlıyor. Ama dediÄŸim gibi bizim her ÅŸeyimiz açık ve ÅŸeffaf. 16 yıldır birçok kez bakanlık müfettiÅŸlerini kendimiz çağırarak hesaplarımızı inceleyin diyoruz ve yapılan birçok denetimde teftiÅŸ layihaları incelendiÄŸinde göreceksiniz ki müfettiÅŸler tarafından Tarsus Belediyesine teÅŸekkür edilerek gidilmiÅŸtir. Böylesine büyük bir belediyede yaklaşık 80 milyon Tl bütçesi olan bir belediyede bu kadar hatasız yâda çok küçük hesap hatalarıyla yılın bitirilmesi gerçekten müfettiÅŸlerin ifadesiyle takdire ÅŸayan bir olaydır. Dolayısıyla biz 16 yıldır sürdürmüş olduÄŸumuz hassasiyeti bundan sonrada sürdürmeye devam edeceÄŸiz. Tarsuslularla bir Tarsuslu olarak her zaman gurur duyuyoruz ve Tarsus’un bu 16 yıl içinde yapılan hizmetlerin yeterli olmadığını daha büyük hizmetlere layık olduÄŸunu biliyoruz. Gece gündüz demeden mücadeleyi sürdüreceÄŸimizi de bu kürsüden 16 yılın sonunda hesap vererek belirtmek istiyoruz. Hepinize beni bu uzun konuÅŸmamı sabırla dinlediÄŸiniz için teÅŸekkür ediyorum. Saygılarımı sevgilerimi sunuyor cenabı Allaha emanet ediyorum. SaÄŸ olun var olun.
|



